Haber

Kılıçdaroğlu: Seçime sırtımda hançerlerle girmek zorunda kaldım (3)

‘DIŞ POLİTİKA DEVLETE BIRAKILMAYACAK KADAR ÖNEMLİ VE ÖNEMLİ BİR ALANDIR’

CHP Lider Adayı Özgür Özel, 38. Olağan Kurultay’da konuştu. Uluslararası ilişkilerin bir devlet politikası olması gerektiğini vurgulayan Özel, “Cumhuriyetimizin birikimi ve kültürü her alanda olduğu gibi dış politikada da terk edilmiştir. Uluslararası ilişkiler bir devlet politikası olmaktan çıkıp, devlet politikası olmaktan çıkıp, devlet politikası haline gelmiştir. bireysel hesaplar, egolar, pazarlıklar yapılıyor.Seçim olunca iç politika Tartışılan konular seçim sonrası Türkiye’nin ekonomik sıkıntılarına dönüştü.Bu kişisel kararlar aynı zamanda ülkemizi mülteci deposuna çevirecek bir süreci de tetikledi. Gereksiz bir çatışma, gereksiz bir kavga, komşumuzun iç işlerine karışan, 4,5 milyon mülteciyi Türkiye’ye getiren bir süreç. Bugün dış politikada bunlar yaşanıyor. Durum acı verici. Ancak CHP’nin kısa bir süre önce yapılan seçimi kazanamaması ve ‘İktidarı bize devredin, Filistin sorununu çözeceğiz’ demesi toplumda önemsiz algılanmaya başlandı. Dış politika hükümete bırakılmayacak kadar önemli ve değerli bir alandır.” dedi.

‘CHP, TOPLUMUN SESİNİ GÖSTEREREK, DEĞİŞİME DİRENEREK YÖNETİLEMEZ’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında diğer adaylar için kullandığı sözleri eleştiren Özel, “Biz sosyal demokrat bir partiyiz. Biz emeğin partisiyiz. Partimiz iktidara benzeyen araçlarla, sağduyuya aykırı kararlarla yönetilemez.” Toplumun sesine kulak tıkayarak, hatalarda ısrar ederek, değişime direnerek.” “Yönetilemez. Atatürk’ün koltuğu olan Cumhurbaşkanlığı’nı istediğiniz kişiye devredeceğinizi düşünmek, Kongre yönetimini değersizleştirmek, buraya gelen 1.200 delegeyi yok saymaktır.” söz konusu.

CHP’de Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin zorlu geçmesine rağmen adaylar arasında benimsenen dilin saygılı olduğunun altını çizen Özel, “Bu süreçte en çok tebrik ettiğim şey, bu kadar zorlu bir süreçte eleştirilerimizin kişiselleşmemesi ve seviyeli olmasıydı. benimsediğimiz dilin. Bugün bu seçimi kimse kazanamaz.” Partiye yük olacak bir konuşma yapmamızı beklememeli. Son 4 yılda gitmediğim il kalmadı. Partim için çalıştım. Genel Liderimin yanında çalıştım. Başkan adayım için çalıştım. Özgür Özel’de çalıştım. Partiye üye olarak çalıştım. Bundan sonra çalışmaya ve saygı göstermeye devam edeceğim. “Buna değer vereceğiz” dedi.

‘PARTİMİZDE HAÇLAR YOK AMA PARTİMİZDE KILIÇLAR YOK’

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında kullandığı “Seçime sırtımda hançerlerle girmek zorunda kaldım” sözlerine aldırış etmediğini belirten Özel, “Elbette kırıldığımız, üzüldüğümüz konular vardı. Yaş ve mevki olarak bu sorunlarla yüzleşmek zorunda kalıyoruz. Ancak Sayın Önderimizin az önce kullandığı sözler kapıdadır.” Onlarca kameraya, onlarca mikrofona dönüştü. ‘Bay’ diyorlar. Başkan bir hançerden bahsetti. Bu hançer meselesi seninle mi ilgili?’ Hiçbir zaman bana karşı alınmadım. Hiçbirimize karşı hiçbir zaman suçlanmadım. CHP’de hançer yok, hançerleyecek kimse yok. Ne partimizin ne de partililerin elinde hançer yok. Ama bizim partimizde de kılıç yok. Hani seçimlere 2 gün kala önce Atatürk’e karşı, sonra da son Genel Başkanımız’a atadığınız, size uygunsuz şeyler söyleyen hanımın, ‘arkadaşına sordum’ dediğiniz kişi Hasan Cengiz olduğu ortaya çıktı. ‘. Bu Hasan Cengiz geçenlerde Sayın Genel Başkanımıza kılıç getirdi. Ayrıca şunu yazdı: ‘Fark yaratanlar için kılıçlar çekildi.’ “Genel Liderle konuşamam ama CHP’de danışman olduğunu söyleyen, profil resmi Recep Tayyip Erdoğan olan, değişim diyenlere kılıç çekenin alnını selamlarım.” dedi.

‘BEN GELDİĞİMDE GİDERLER’

Özel, konuşmasına şöyle devam etti: “Size şeref ve erdem sözü veriyorum. Bundan sonra karar, güç ve yetki teşkilatınızındır. Ön seçimi garantileyen bir lider olacağıma söz veriyorum. Ön seçimi şu şekilde yapacağız.” 3 oyundan birini kadınlara vereceksiniz. Merkezi oylamayla yapılsa da bu grupta bir sendikacı, bir de veteriner var.” Hayır. Az önce kılıç ustası danışmanından bahsettim. Yan odasında ve başka bir odada. Ben geldiğimde gidecekler. O bir kat boşaltılıyor, 12 oda var. 12 odada 12 sekreter bulunacak. İl ve ilçe başkanları Ankara’ya geldiğinde teşkilat odası olacak. Başkanı beklerken duvara “Alta batmanıza gerek yok. Odanızda bilgisayarınız, çayınız, kahveniz ve telefonunuz var. Bundan sonra il ve ilçe başkanlarım sağ tarafıma verilen odaları kullanacak. Kanat danışmanları, söz veriyorum” dedi.

‘OLMAMIZ GEREKEN YERDE HER ZAMAN YANINIZDAYIZ’

Özgür Özel konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu bir sadakat tartışması. Bu vefadan çok bahseden bazı arkadaşlarımın gözlerine bakmak istiyorum. Genel Başkanımız 13’üncü katta otururken, bir toplantı yapacakken vefa gösterilmiyor. Parti meclisi listesi, belediyelerde karar alırken, bir sadakat olacaksa Genel Başkanımız görevden ayrıldıktan sonra gösterilir. Biraz.” Daha önce izlediğimiz videoyu çok beğendim. Sevgili Liderim, ben sana hiçbir zaman saygısızlık yapmadım, asla yapmayacağım. Videoda adalet yürüyüşü var. ‘Bazı insanlar vardı, değişmeleri gerekiyordu, değişmiyorlardı, ben değiştirdim’ dediniz. Özgür Özel adalet yürüyüşünde açıklamalarda bulundu. Veli Ağababa oradaydı, kortej açılışı yapıyordu. Bülent Tezcan oradaydı, fikrini söyledi. Tekin Bingöl ve tüm arkadaşları oradaydı. Çubuk’ta Murat Emir yanınızdaydı. Seyit Torun Şavşat’ta Kirpi’de sizlerleydi. Olmamız gereken her yerde her zaman yanınızdaydık. Saygısızlık etmek istemem ama bu yükü omuzlarımıza yüklemeyin. Ancak 39 milletvekili verildiğinde biz yoktuk, Oğuz Kaan Salıcı oradaydı. Yine yanınızdaydık. Yemin ederim gizli protokol yapılırken biz orada değildik, danışmanın yanındaydı. Tekrar. Bunun gibi. Gerçeği ifade etmek isterim. Elbette hatalarımız ve yanlışlarımız oldu. Ama bir gerçek var ki; çok dönemli insanlar olarak adlandırılanlar 25 kişidir. Bunlardan 17’si sizlerle, 8’i ise bizimle. Arkadaşlarımız diyor ki: ‘Değişim bizden başlayacak, biz hiçbir görev üstlenmeyeceğiz. “Benim listelerimde geçmişte parti meclisinde görev yapmış tek bir arkadaşım bile olmayacak. Gençlik olacak, örgütlenme olacak. Söz veriyoruz.”

‘KEŞKE BURADA SÖYLEDİĞİNİZİ BENİM YÜZÜME DE SÖYLEseydiniz’

Meclis Başkanı Ekrem İmamoğlu; Konuşmama kararı alan Lider Adayı Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’in konuşmasının ardından söz hakkı olduğu için konuşmak istediğini belirterek, söz hakkını Kılıçdaroğlu’na verdi. Kılıçdaroğlu konuşmasında şunları söyledi; Özgür Özel’in ‘Dış politikadan sorumlu bir başkan yardımcısı olmadığı’ iddiasına yanıt vererek, “Uzun yıllardır birlikte çalışıyorsak ve bir arkadaşımız CHP’nin bir Dış Politika Danışma Kurulu olduğunu bilmiyorsa, Eğer iki başkan yardımcımızın da o dış politika kurulunda olduğunu bilmiyorsa oraya gider.” Soru işareti koymam gerekiyor. Dış politika elçisi olan arkadaşımız uzun süre danışmanım olarak görev yaptı. Evet listeye koyduk ama seçilmedi. Örgüt buna izin vermedi. Parti Meclisi’ne (PM) örgüt tarafından seçilmeyen emekli bir büyükelçiyi nasıl ve hangi temelde Merkez Yönetim Kurulu’na gönderebilirim (“Merkez Yürütme Kurulu’nu destekleyeceğim. Eleştiriye açığım. Kimse yok.” eleştiriye benim kadar açık olan biri. Başbakan’da beni eleştiren kimsenin sözünü asla kesmiyorum ve dinliyorum. Bir şey olursa eleştirinizden faydalanabilirim. Kısacası keşke burada söylediklerinizi burada da söyleseydiniz. yüzüm” dedi.

‘BU ADAMLAR TÜRKİYE’Yİ DEĞİŞTİREMEZLER’

Özgür Özel’in Amerika ve İngiltere’ye neden gittiğini hala öğrenemediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Çip yatırımı yapacağız. Türkiye’ye teknoloji getireceğiz. Dünyanın bir numaralı üniversitesine gidiyorum, gideceğim” dedi. MİT.Hala onu bilmeyen ve partide çalışan biri varsa beni dinlemiyor demektir.Bakın Osmanlı Sanayi Devrimi’ni kaçırdığı için çöktü.Türkiye’nin yetişmesi lazım. teknolojik devrim. Dünyanın en değerli profesörleri ve en değerli üniversiteleriyle tanıştım. Almanya’daki yapay zeka merkezini ve 60 yıldır kurulan İngiltere’deki yapay zeka merkezini ziyaret ettim. Seyahat ediyorum. Deniyorum. teknolojik devrimi bu ülkeye getirmektir ve bunu tekrar tekrar söylüyorum, burada hala kısır bir siyasi tartışma varsa o arkadaşlar Türkiye’yi değiştiremez, dönüştüremez, Türkiye akılla, bilgiyle, tecrübeyle büyüyecektir. Bakın CHP’nin geliştirdiği bir konsept var ‘Yüksek Yetenek İnşası’ toplumun en zeki çocuklarını devlet desteğiyle yurt dışına göndermek ve o çocukların tamamını Türkiye’ye getirip Türkiye’ye hizmet edecek noktaya getirmek. “Eğer yüksek yeteneklerin nasıl yetiştirileceğini bile bilmiyorsanız, CHP’yi tanımıyorsunuz demektir” dedi.

‘DÜN OLDUĞUMUZ BUGÜN AYNI OLACAĞIZ’

Tüzükte kuruluşlara gönderilen paranın yüzde 40 ile sınırlı olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, “Biz de yüzde 40 gönderiyoruz. Ama bina da alıyoruz. Peki yüzde 40’ı göndermediysek neden hep birlikte el kaldırdık ve elimizi taşın altına koyduk.” Mali rapora ‘evet’ mi diyorsunuz? Bu partinin tüm hesapları bizim tüzüğümüzde var.” Sayıştay tarafından denetleniyor, Anayasa Mahkemesi tarafından denetleniyor. Her kuruşun hesabını veriyoruz. Dolayısıyla eleştiri hoş karşılanır ancak eleştirinin kendi içinde tutarlı olması gerekir. ‘Benim ömrümün uzun olmasıyla bir ilgim yok aslında buna ben karar veremiyorum’ dedim. “Ama bir gün bu görevi güçlü bir sosyal demokrat arkadaşımıza devredeceğim.” Bundan bir ay önce iki il başkanımız İstanbul’da devir teslim töreni düzenledi. Bunu nasıl yaptılar? Arkadaşlar devri yeni seçilmiş bir lidere devretmeyecek miyim? Bu sağ ve sol ile ilgili. Elbette kongre genel bir lider seçecek ve ben de eski lider olarak şunu söyleyeceğim: ‘Gelin devir teslim töreni yapacağız, organizasyonları davet edeceğiz. Orada medeni bir şekilde el sıkışacağız. ‘Ben ona çiçek vereceğim, o da bana çiçek verecek. Ne oda arkadaşları ne de arka kapı planları, genel lideri seçecek olan sizsiniz. Parti teşkilatları bizi seçecek, biz de medeni insanlar gibi teslim törenini gerçekleştireceğiz. Bunlar uygar bir devletin gereksinimleridir. Bunu alıp başka yerlere taşımanın bir mantığı var mı? Sanki hiçbir organizasyon yokmuş gibi genel lideri tek başıma seçiyorum. Genel Lideri siz seçeceksiniz. Olayları çarpıtarak anlatırsanız gerçek olmaz. Genel lider olacak kişinin sağduyuyla, olayları çarpıtmadan karşınıza çıkması gerekiyor. Özgür kardeşimi çok seviyorum, uzun zamandır birlikteyiz. Belediye başkanı adayı oldu, milletvekili adayı oldu, ardından ön seçim ve genel seçim geldi. Biz bu arkadaşlarla birlikteydik. Keşke bu eleştirileri Merkez Yönetim Kurulu’nda da, Başbakan’da da söyleselerdi. Keşke dinleseydim ve birlikte çaba gösterseydim. Orada ‘evet’ diyeceksiniz, buraya gelince ‘hayır’ diyeceksiniz. İmkansız. Genel liderlerde çifte standart yoktur. Dün nasılsak bugün de aynı olacağız” dedi.

Elif ER BULUT- Barış TAŞKIRAN- Canberk ÖZTÜRK/ ANKARA,

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu